Susamı günlük hayatımızda çok sık tüketiriz.Peki tükettiklerimizin içeriklerinde neler olduğuna bakıyor muyuz?İtiraf edeyim; beslenme ve diyetetik bölümünü okuyana kadar besinleri dengeli ve düzenli tükettiğimiz takdirde bize faydalarını bilmiyordum.Mesleğimi elime aldıktan sonra hangi bitkisel yağları kullanmalıyız?,Çeşitlilik önemli mi? Bence çeşitlilik önemli çünkü hep bildiğimiz yağları kullanmak sıradanlaşıyor.Başka bitkisel yağları kullanalım ki hem göz zevkimiz hem ağız tadımız hem de sağlığımızda olumlu etkileri olsun.Gelin şimdi susam tüketmenin faydalarını inceleyelim.

Susam tohumunun içeriğinde; vitamin, mineral,α-tokoferol,fitosterol,çoklu doymamış yağ asiti (PUFA) bulunmaktadır.Tokoferol ve fitosterol bulundurması serbest reaktif oksijen türlerine karşı koruyucu etkisi vardır.Yüksek antioksidan seviyesine sahip olarak bağışıklık sisteminizi güçlendirir ve antikanserojen etkisi bulunmaktadır. Diyetisyeninizin önerdiği kadar susam tüketildiğinde kalp (yüksek kan basınıcını düşürmede etkili) ve karaciğer sağlığınızı  korumada etkilidir. Susamda; protein, B1 ve E vitamini ve posa ,fosfor, demir, magnezyum, manganez, bakır ve çinko bakımından yüksektir. Susam tohumu PUFA bakımından zengin olup %50-60 oranında yüksek yağ içeriğine sahiptir.PUFA tüketildiğinde;anti-inflamatuar,anti-trombotik,anti-aritmitik,hipolipidemik ve vazodilatör etkisi vardır.Susam tohumunda %35-50 linoleik asit,%35-50 oleik asit%7-12 palmitik asit ve %3,5-6 stearik asit ve eser miktarda da linolenik asit bulunmaktadır.

*Antioksidan kapasitenizi arttırarak kanserden koruyucu etkisi vardır

*Kolesterolünüzü dengeleyerek (LDL düşrerek) kalp sağlığınızı korur.

*Sindirim sisteminizin düzenli çalışmasını sağlar.

*Cildinizi yeniler.

* Böbrek iltihaplarını gidermeye yardımcı olur.

* Kemik erimesine karşı faydalıdır.

* Cinsel gücü arttırır.

* Susamın içerdiği magnezyumu aynı zamanda solunum solu sorunlarının çözülmesine yardımcı olduğu düşünülmektedir

* Susam aynı zamanda ağız sağlığı için de çok faydalıdır. Ağızda yer edinen atıkları, zararlı bakteriler ve mikropları ortadan kaldırır.

 

Yazar Hakkında

1991 yılında Konya' da doğdum.İlk ve ortaöğretimi Özel Diltaş Koleji'nde tamamladıktan sonra geri kalan eğitimimi Ankara'da devam ettim.2014 yılı Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümü'nden mezun oldum.Mesleğine aşık biriyim.İnsanlara yararlı olduğumu gördükçe mesleğime sımsıkı sarılıyorum.Stajyerken gönüllü olarak birkaç hastanede çalıştım.Çeşitli konularda(talasemi hastalarında beslenme durumunun saptanması,ülser hastalığında probiyotik kullanımının etkisi,böbrek taşlarında beslenmenin önemi,besin alerjisi ve intoleransı vb.) seminerler hazırlayıp sundum.Gezmeyi dolaşmayı yeni yerler keşfetmeyi sevdiğim gibi gittiğim yerlerin yemeklerini de öğrenip menülerimde yer vermeyi severim. Hastalıklarda Diyet Tedavisinin Klinik Uygulamalara Yansıması Sempozyumu, Onkoloji Diyetisyenliği Kursu, 3. Ulusal Sağlıklı Yaşam Sempozyumu, Kardiyoloji Diyetisyenliği Kursu, Çocuk Hastalıklarında Beslenme Sempozyumu, Temel Nütrisyon Güz Kursuna ve ilk 1000 gün anne bebek beslenmesine katılıp sertifika aldım ve Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi ve Ankara Başkent Üniversitesi Hastanesi Tip 2 Diyabet Hastalarında Görülen Kronik Hastalıkların Belirlenmesine Yönelik Araştırması yaptım.Poster sunumumu da 1-5 Yaş Çocuğu Olan Annenin Beslenme Bilgi Düzeyinin Saptanması Araştırması üzerine yaptım.2015 yılında Başkent Üniversitesinde tezli yüksek lisansa başladım ve halen devam etmekteyim.Türkiye Diyetisyenler Derneği üyesiyim.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.