Şalgam ülkemizde yaygın bir şekilde tüketilmektedir. Özellikle kış aylarında tüketimi artmaktadır.

Şalgamın içerisinde bulunan birçok vitamin, mineral ve bileşenler insan vücuduna çok sayıda faydası vardır. Bunların genel başlıklarına bakacak olursak eğer damar sağlığından dolayısıyla kalp sağlına, kanser korucusu olmaya kadar birçok alanda etkilerini vardır. İçerisinde var olan Omega-6 ve liflerinde sayesinde bu faydaların sayısı da fazladır.

SİNDİRİM SİSTEMİNE ETKİSİ

Şalgamın içerisinde bulunan Omega 3 yağ asitleri ve K vitamini anti-enflamatuar maddelerin kaynağıdır. K vitamini vücudu enflamasyon etkilere karşı korumaktadır. Yapılmış olan birçok çalışma sonucunda Omega 3 yağ asitlerinin, insan vücudunun enflamasyon sistemini desteklediği ve kronik sonuçların hastalık riskini azaltmaya yardımcı olduğu ortaya koyulmuştur. Bunun yanında sindirim sistemine de en büyük desteği vermektedir ve vücudu bağırsak hastalıklarına karşı korumaktadır.

KANSERE KARŞI KORUYUCU ETKİSİ

Şalgam besin değeri ve antioksidan açısından oldukça zengin bir kaynaktır ve bu nedenle bilinen en temel özelliği kanser ile mücadelede en etkili besin olmasıdır. Ayrıca araştırmalarla da kanıtlandığı gibi içerisinde bulunan gliknozolit maddesi karaciğerde bulunan kansorejen hücrelerle savaşmaktadır.Bu bileşenler tümörlerin üzerinde de olumlu etkileri vardır sağladığı yarara göre tümörlerin büyümesine de engel olmaktadır. Şalgamın etkili antioksidanları bünyesinde barındırıyor olması nedeni ile serbest radikallerin vücuttan atılmasında etkili bir rol üstlenmiştir.

KEMİK SAĞLIĞI

Şalgamın bir diğer faydasına bakacak olursak içerisinde bol miktarda bulunan kalsiyum ve potasyum miktarını incelememiz gerekmektedir. Özellikle kalsiyum birçok kemik hastalığına karşı önleyicidir ve osteorepoz ve kemik gelişimine etki etmektedir. Özellikle çocuklarda sağlıklı iskelet sistemine sahip olmak için bire bir etkilidir.

KARDİYOVASKÜLER HASTALIKLARA KARŞI ETKİSİ

Şalgamın diğer bir faydasına bakacak olursak eğer kalp krizi ve kalp hastalıklarına karşı önemli bir koruyucudur. Dolaylı olarak bu nedenle kişilerin kolesterol seviyelerinde de dengeli olması konusun da yardım etmektedir, bunun en temel etkeni içerisinde yer alan folatlardır. İçerisindeki B vitamini seviyesinin yüksek olması nedeni ile birlikte kalp damarlarında da koruyucudur.

AĞIRLIK YÖNETİMİ

Şalgamın içerisinde yüksek miktarda diyet lifinin olması bağırsakların düzgün bir şekilde çalışmasını sağlamaktadır. Bu durum kişilerin bünyesinde bulunan gereksiz maddeleri daha hızlı dışarı atmaya yardımcı olur. Bunlara ek olarak şalgam iyi miktarda su içerdiği için kabızlık sorununa da yardımcı olabilir.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZİ GÜÇLENDİRİR

Şalgamın insanların bağışıklık sistemin üzerinde etkileri içerisinde bulunan çeşitli vitaminler sayesinde güçlüdür. Özellikle antioksidan bir özellik taşıyor olması da bu besinin kuvvetli etkiler yaratmasını da sağlamaktadır. Şalgam C, A ve E vitaminini bulundur anca özellikle C vitaminine bu besinin köklerinde oldukça fazla sayıda bulunmaktadır. C vitaminin insanların bağışıklık sistemi üzerinde ne kadar etkili bir vitamin olduğu bilinmektedir. Sadece bununla kalmayıp DNA hasarlarını da gidermektedir. Bu durum özellikle kış ayları rahatsızlıklarında kişilere yarar sağlamaktadır.

Şalgamın Fazla Tüketiminin Zararı Var Mıdır ?

Şalgamı tüketirken eğer bir hastalığımız varsa onu göz önüne alarak ve diyetisyeninizin önerdiği miktarda tüketmenizi tavsiye ederim. Özellikle tansiyon hastası olan daha dikkatli tüketmeleri gerekmektedir çünkü  şalgamın içerisindeki tuz oranı yüksektir ve  kardiyovasküler hastalığı olan bireyler dikkalice tüketmelidir.

Şalgamın bir diğer zararına bakacak olursak bu besin iştah açıcı özelliğe sahiptir. Tuzlu ve acı olması sebebi ile mide rahatsızlığı bulunan kişiler için bir zarar söz konusu olabilir. Ham maddesi mor havuç olan şalgam göz için oldukça yararlı olmakla birlikte aşırı tüketimi sonucunda göz tansiyonu gibi rahatsızlıklara da neden olabilir.Çok tuzlu olması nedeni ile insan vücuduna verdiği zararlardan bir diğeri de böbreklerde rahatsızlıklara neden olmasıdır.

 

 

 

Yazar Hakkında

1991 yılında Konya' da doğdum.İlk ve ortaöğretimi Özel Diltaş Koleji'nde tamamladıktan sonra geri kalan eğitimimi Ankara'da devam ettim.2014 yılı Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümü'nden mezun oldum.Mesleğine aşık biriyim.İnsanlara yararlı olduğumu gördükçe mesleğime sımsıkı sarılıyorum.Stajyerken gönüllü olarak birkaç hastanede çalıştım.Çeşitli konularda(talasemi hastalarında beslenme durumunun saptanması,ülser hastalığında probiyotik kullanımının etkisi,böbrek taşlarında beslenmenin önemi,besin alerjisi ve intoleransı vb.) seminerler hazırlayıp sundum.Gezmeyi dolaşmayı yeni yerler keşfetmeyi sevdiğim gibi gittiğim yerlerin yemeklerini de öğrenip menülerimde yer vermeyi severim. Hastalıklarda Diyet Tedavisinin Klinik Uygulamalara Yansıması Sempozyumu, Onkoloji Diyetisyenliği Kursu, 3. Ulusal Sağlıklı Yaşam Sempozyumu, Kardiyoloji Diyetisyenliği Kursu, Çocuk Hastalıklarında Beslenme Sempozyumu, Temel Nütrisyon Güz Kursuna ve ilk 1000 gün anne bebek beslenmesine katılıp sertifika aldım ve Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi ve Ankara Başkent Üniversitesi Hastanesi Tip 2 Diyabet Hastalarında Görülen Kronik Hastalıkların Belirlenmesine Yönelik Araştırması yaptım.Poster sunumumu da 1-5 Yaş Çocuğu Olan Annenin Beslenme Bilgi Düzeyinin Saptanması Araştırması üzerine yaptım.2015 yılında Başkent Üniversitesinde tezli yüksek lisansa başladım ve halen devam etmekteyim.Türkiye Diyetisyenler Derneği üyesiyim.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.