Son zamanlarda yaygın olarak duyduğumuz besinlerden biri MCT yağı, yani orta zincirli yağ asitleri. Hindistan cevizi, insan sütü, tam yağlı inek ve keçi sütünde bulunur. MCT yağının iştah kontrolü, kilo yönetimi, sağlıklı damar yapısı oluşumu, immün sistem üzerinde olumlu etkileri bildirilmiştir. Ancak yapılan bazı çalışmalarda özellikle boş mideye alınan veya diyetinde yağ miktarı çok fazla olan bireylerde diyetsel MCT alımının ishal, kusma,şişkinlik ve karın ağrısı gibi gastrointestinal problemlere sebep olabileceği bildiirlmiştir. Bu nedenle özellikle karaciğerle ilgili hastalığı olan bireylerde tüketilmesi uygun değildir. Yapılan çalışmalarda MCT yağının hem ağızdan hem de damar yoluyla kistik fibrozis; epilepsi gibi nöbetlerde, kaşeksi ve ishal tedavisinde tedavi edici etkisi gösterilmiştir, çünkü orta zincirli yağ asitleri uzun zincirli yağ asitlerinden farklı metabolize olmaktadır (depolanmadan direkt karaciğere gitmektedir). Emiliminin uzun zincirli yağ asitlerinden farklı olması sebebiyle özellikle irritable barsak hastalığı, kısa bağırsak sendromu, çölyak hastalığı ve mide operasyonu geçirmiş bireylerde kullanımı barsak hasarını azaltır. Ayrıca depolanmadan direkt enerji yakımında kullanılır, bu nedenle kilo yönetiminde de etkilidir. 25 klinik çalışmanın sonucunda, MCT yağının diyetteki zeytin- mısır-soya-kanola yağları veya hayvansal kaynaklı yağlarla değiştirilmesinin tip 2 diyabetli bireylerde insülin hassasiyetini ve yağ oksidasyonunu koruduğu ve diyetsel uyarı ile vücut ısısını artırdığı, dolayısıyla metabolizmayı hızlandırdığı gösterilmiştir. Ancak bu tür yağlarla değiştirmek yerine diyete ekstra olarak eklenirse MCT yağı kilo kazanımına sebep olmaktadır. Bu nedenle MCT kullanımı mucize bir çözüm olarak görülmemeli; kilo yönetimi, diyabet ve kan lipitleri kontrolü gibi durumlarda kişiye özgü planlanmış diyet ve yaşam tarzı değişikliklerinin yerine konmamalıdır. Özellikle karaciğer rahatsızlığı, mide problemi ve bu yağın aşırı tüketimiyle kilo kazanımına sebep olabilecek durumlarda tüketimi tartışmalı olup, belli miktarlarda diyetisyeninizin diyetinizde uygun gördüğü yağ türleri ile değişiklik yapılarak tüketilebilir. Tüketimine çok küçük dozlarla başlanmalı( günlük 1/4 yemek kaşığı gibi), yavaş yavaş artırılmalıdır. Salatalara ve yemeklere ilave edilebilir ancak 150-1600C üzerinde ısıtılmamalıdır.

Yazar Hakkında

02.05.1993 tarihinde Alanya'da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Alanya'da tamamladıktan sonra Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nü tam burslu olarak kazandım ve 2015 yılında bölüm birincisi olarak mezun oldum. Şu an Alanya'da özel bir hastanede diyetisyen olarak görev yapmaktayım. Aynı zamanda Acıbadem Üniversitesi'nde kendi alanımda yüksek lisansımı tamamlamak üzereyim. Sitemizde siz değerli okurlarımızla beslenme ile ilgili doğru bilinen yanlışlar, öneriler ve sağlıklı yaşam gibi güncel konular hakkında paylaşımlarda bulunacağım. Bu uygulamanın siz değerli okurlarımız için faydalı olacağını umuyorum.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.