Bildiğimiz üzere fazla vücut ağırlığı (özellikle fazla vücut yağı) sağlık açısından ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Obezite, kötü kolesterol olarak bildiğimiz LDL kolesterol ve kanda bir yağ türü olan trigliserit seviyelerindeki artıştan sorumludur. Aynı zamanda iyi kolesterol olarak bildiğimiz HDL kolesterolün de düşmesine sebep olur. Vücudun insüline duyarlılığını bozar, kan şekeri ve insülin seviyelerini artırır. Obezite aynı zamanda kalp krizi , inme, yüksek tansiyon,kanser, diyabet, osteoartrit, karaciğer yağlanması ve depresyon gibi ölüm ve engelliliğin major sebeplerine katkıda bulunur. Sağlık açısından bakıldığında esas sorun ise ne kadar kilolu olduğunuz değil; ne kadar karın yağınız olduğudur. Peki, karın yağını bu kadar tehlikeli yapan nedir? Aslında bu konu üzerinde yapılan çalışmalar güçlü kanıtlar sağlamaktadır. Karın yağı iki formda bulunur. Bazısı yalnızca deri altında lokalize olur ve vücudun başka yerlerindeki yağlar gibi görev yapar; sağlığa ne dosttur ne de sağlığı özellikle tehdit eder. Ancak diğer yandan karın içinde bulunan yağ (visseral yağ) iç organların etrafında lokalizedir ve bu yağ kan basıncı ve kan şekeri seviyelerini ve kardiyak riski artıran; vücudun strese yanıt mekanizmalarının aşırı aktivitesi ile bağlantılıdır. Karında biriken yağ hücrelerinden yağ asitleri karaciğere doğrudan taşınır . Aynı zamanda pankreas, kalp ve diğer organlarda da birikir.Bu birikim insülin, kan şekeri, kolesterol düzenlenmesinin bozulması ve anormal kalp fonksiyonu ile sonuçlanır. Karın yağlanmasının en pratik göstergesi bel çevresi ölçümüdür. Kadınlarda 80 cm, erkeklerde 94 cm geçen bel çevresi karın içi yağlanma riski için başlangıç değerleridir. Peki, karın içi yağlanmayı önlemek için nasıl beslenmeliyiz? Öncelikle posa açısından zengin bir beslenme tarzı benimsemeliyiz. Tam buğday/çavdar/tam tahıl ekmekleri, kurubaklagiller, çeşitli meyve-sebzeler, bulgur-yulaf-arpa gibi tahıl ürünleri beslenmemizde yer alması gereken önemli lif kaynaklarıdır.Özellikle rafine şeker tüketiminden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.Bunun için özellikle yüksek fruktozlu mısır şurubu içeren gıdalar, şekerlemeler, hazır kek ve çikolatalardan kaçınılmalıdır. Bireyin ihtiyacından fazla porsiyonlarda ve özellikle geç saatlerde tüketilen meyve de karın yağlanmasına katkıda bulunmaktadır. Metabolizmayı hızlandırmak ve tek seferde aşırı miktarda besin alımını önlemek adına az az ve sık sık beslenilmelidir (En az 4-5 öğün). Metabolizmanın çalışmasına en büyük desteği veren su tüketimi hele ki şu sıcak havalarda en az 2 litreyi bulmalıdır. Pişirme yöntemlerine dikkat edilmelidir. Kızartma, kavurma gibi yöntemlerden kaçınılmalı; haşlama, ızgara, fırında pişirme yöntemleri uygulanmalıdır.Her zaman belirttiğim gibi diyete en güzel şekilde destek olan egzersiz unutulmamalıdır. Yağ yakımına yardımcı olacak minimum 30 dakikalık hafif tempolu bir egzersiz (yürüme, koşma, bisiklete binme, yüzme, dans etme v.s) karın yağlanmasının önüne büyük ölçüde geçmenizi sağlayacaktır. En uygun beslenme desteği için lütfen uzmanınıza danışın.

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.