İlk ve son sıralama arasındaki farkta saniyeler söz konusu olduğunda sporcular yarışmalarda üstünlük kazamak amacıyla çeşitli arayışlara girerler.Sporcular için olan diyetsel takviyeler ise büyük vaatler sunar ancak genellikle iyi tolere edilemezler ve sağlıkla ilgili iddiaları zaman zaman şüphe uyandırıcıdır. 2011’de “Journal of Sports Sciences” adlı dergide yayınlanan bir çalışmaya göre sporcular için “doğal” denilerek pazarlanan takviye gıdaların %5-20 ‘sinin kasıtlı olarak veya mevcut çapraz bulaşma yoluyla yasaklanan maddeler içerebildiği bildirilmiştir.Eğer bu maddeler sporcularda çeşitli testlerle kanıtlanırsa sporcular madalya kaybı, diskalifiye olma veya askıya alma durumları ile karşı karşıya kalabilirler. Bazı ergojenik ürünler çalışmalarda umut verici olarak gösterilmiştir, ancak, hiçbiri iyi planlanmış bir egzersiz ve kişiye özel bir beslenme programının yerine geçememiştir.

Pancar suyu
Pancar suyu önemli bir diyetsel nitrat kaynağıdır. Doğal olarak roka, kuzu kulağı, kıvırcık marul, kereviz ,ıspanak ve kırmızı pancarda bulunur. Her egzersiz boyunca görülebilen düşük oksijen kullanımı ve asidoz zamanı boyunca vücutta diyetsel nitrat azalır. Hipertansiyonun beslenme tedavisinde uygulanması öngörülen DASH diyetinde önerilen sebzelerin yüksek miktarda nitrat içermesi de diyetin kan basıncını düşürmesinde etkili olmaktadır.
Nitrat suplementasyonu egzersiz maliyetini azaltır, bunun sonucunda çalışan kaslara daha iyi oksijen iletimi sağlanır, bu durum yüksek yoğunluklu egzersizler için kapasiteyi artırır. Pancar suyu güvenilir görünmektedir; tek negatif yan etkisi ise kırmızı renkte idrar çıkışına sebep olmasıdır, ancak araştırmacılar uzun dönem boyunca yüksek miktarda nitrat alımının negatif sağlık sonuçlarına sebep olup olmayacağını bilmemektedirler. Pancar suyunun gıda takviyesi olarak tüketilmesi konusunda daha fazla çalışma yapılmasına ihtiyaç vardır, şu anda güvenilir olan tek şey; sporcuların kırmızı pancardan daha zengin sebzeler tüketmeleridir.

Beta-Alanin
Beta alanin bir laktik asit tamponu olan karnozinin önemli bir öncüsüdür. Saniyelerden dakikalara kadar uzayan yüksek yoğunluklu egzersizler boyunca (ör: hızlı koşu/sprint)kaslar öncelikli olarak anaerobik enerji sistemini kullanır. Asidoz yüksek yoğunlukta olursa sporcunun egzersiz kapasitesini sınırlar. Sporcular bu anaerobik sistem sonucu oluşan laktik asidi nötralize etmek için bikarbonat içmek gibi stratejiler uygularlar.Beta alanin asidozu azaltan karnozini artırır. Bazı çalışmalar pancar suyu takviyesinin sprint performansında artış olduğunu gösterirken, diğerleri hiçbir yararını göstermemiştir. Yüksek dozları uyuşma, yanma ve karıncalanmaya sebep olabilir.

Dallı-zincirli amino asitler (DZAA)
Lösin, izolosin ve valin içeren dallı zincirli aminoasitler, dayanıklılık sporcuları tarafından kas karbonhidrat depoları azaldığında egzersizde son olarak bir enerji kaynağı olarak kullanılırlar. Araştırmalar DZAA’nın yorgunluğa sebep olan beyindeki nörotransmitterleri değiştirerek mental yorgunluğu azaltabildiğini göstermiştir. DZAA’den zengin besinler yemek bir sporcu için akıllıca olacaktır, ancak yorgunluğu azaltmasının dışında; lösin kas protein sentezini uyaran anabolik bir ajan olarak bilinmektedir. Lösin; sütte bir protein olan whey’in anahtar amino asididir. Süt, kas yapımı için diğer protein kaynaklarından daha avantajlıdır diyebiliriz çünkü süt proeini hem whey hem kazein içerir.

Kreatin
Kreatin balık ve ette bulunur. Kasta kreatin, fosfat ile birlikte bulunur ve ikisi birlikte yüksek enerji bileşeni olan ATP sentezlerler. ATP ise kasların çalışması ve kas kütlesinin artması için gereklidir. Kreatin desteğinin kas kitlesinde artış sağladığı güncel çalışmalarla gösterilmiştir, bu da sporcularda dayanıklılık ve gücü artırmıştır. Ancak bu destekler sağlanırken önerilen doz sınırlarında kalınmalıdır, aksi halde güvenilirliğini kaybeder.
Sonuç olarak; konumuz sporcu olduğu için, sporcularda performans artışı sağlamanın temelinde
kişiye özgü planlanmış doğru bir beslenme programı ve düzenli aralıklarla yapılan egzersiz yatmaktadır. Besin öğesi ihtiyaçlarının olabildiğince yalnızca doğal besinlerle karşılanması en istenendir. Çünkü gıda takviyelerinin uzun dönemde vücutta bırakacağı hasarlarla ilgili henüz net çalışmalar ortaya konulamamıştır. Güvenilirliği kanıtlanmış olan ergojenik ürünlerin de kullanımında önerilen doz sınırları içerisinde kalınmalıdır.

Yazar Hakkında

02.05.1993 tarihinde Alanya'da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Alanya'da tamamladıktan sonra Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nü tam burslu olarak kazandım ve 2015 yılında bölüm birincisi olarak mezun oldum. Şu an Alanya'da özel bir hastanede diyetisyen olarak görev yapmaktayım. Aynı zamanda Acıbadem Üniversitesi'nde kendi alanımda yüksek lisansımı tamamlamak üzereyim. Sitemizde siz değerli okurlarımızla beslenme ile ilgili doğru bilinen yanlışlar, öneriler ve sağlıklı yaşam gibi güncel konular hakkında paylaşımlarda bulunacağım. Bu uygulamanın siz değerli okurlarımız için faydalı olacağını umuyorum.

İlgili Yazılar

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.