Sağlıklı hücrelere ve dolayısıyla sağlıklı işleyen bir vücuda sahip olmanın; metabolizmamızın olağan şekilde bir aksaklık olmadan görevlerini yerine getirebilmesinin sağlıklı bir beslenme tarzı uygulamaktan geçtiğini hepimiz biliyoruz. İşte cildimizin sağlıklı görünebilmesi ve bizi dış etkenlerden daha etkili koruyabilmesi de beslenme tarzımızla direkt olarak ilişkilidir. Deri, vücut yüzeyini kaplayan bir örtü olmasının yanısıra yaşamsal fonksiyonları olan bir organdır. Hadi, fonksiyonlarını kısaca gözden geçirelim ve bizim için ne kadar önemli bir organ olduğunu tekrar hatırlamış olalım.
Deri; koruyucu görevi ile mikroorganizmaların ve zararlı maddelerin girişini engeller, vücutta sıvı kaybını önler ve travmalarda alttaki dokuları korur. UV ışınlarının zararlı etkilerine karşı koruyucu rol oynar.

Terleme ile birlikte vücut ısının düzenlenmesini sağlar.
Duyu görevi ile dokunma, ağrı, basınç, sıcaklık gibi duyuları alır.
Bağışıklıkta rol oynayan bileşenleri ile immünolojik yanıtta rol oynar.
D vitamini ve cinsiyete özgü bazı oluşumlar için gerekli olan androjen gibimetabolizmada rol alan maddelerin üretilmesini sağlar.
Tırnakları ve parmak uçlarını travmaya karşı korur ve küçük nesnelerin kavranmasını
sağlar.
Deri altı yağ dokusu hem yedek enerji kaynağı, hem de soğuk ve travmaya karşı izolasyon görevi yapar.
Bu kadar önemli görevleri olan cildimizin sağlığına sağlık katmak ve işlevlerini düzgün şekilde yerine getirmesine yardımcı olmak için doğru beslenmek kaçınılmazdır. Temel olarak yapmamız gereken antioksidan etki gösteren besin öğelerinden zengin ve yeterli sıvı sağlayan bir beslenme tercih etmektir. A ,C ,E vitaminleri; çinko, selenyum, manganez, bakır , omega-3 yağ asidi gibi besin öğelerinden zengin bir beslenme önerilmektedir. Havuç, kayısı ve diğer sarı sebze-meyveler; ıspanak ve yeşil yapraklı sebzeler; domates, yaban mersini; kuru fasulye, bezelye, mercimek gibi kuru baklagiller, yağlı tohumlar (ceviz, fındık, badem vs.) ve omega 3 kaynağı olarak da somon,uskumru ve diğer yağlı balıklar bireye özgü miktarlarda beslenme programı içerisinde yer aldığında; yukarıda bahsettiğim besin öğeleri alınmış olacaktır. Günde en az 8 bardak su tüketmek; gün içinde cildimizin maruz kaldğı çevresel etkenlerle birlikte kaybettiği suyu tamamlamaya ve toksinlerin uzaklaşmasını sağlayarak cildin temiz bir görünüm almasına önemli derecede yardımcı olur. Tüm bu faydalı besinleri gözden geçirdikten sonra, cilt sağlığı için olumsuz etki gösteren besinlerden de bahsetmemek olmaz. Araştırmalar; beyaz un, beyaz şeker ,beyaz pirinç, reçel, paket halindeki patates cipsi, kek, beyaz ekmek gibi rafine karbonhidrat içeren besinlerin ve defalarca kızartılmış, trans yağ içeren kızartma yağlar gibi sağlıksız yağların cilt yaşlanmasına sebep olduğunu öne sürmektedir. Sonuç olarak cildimize hangi besin iyi gelir diye düşünüp spesifik besinlere yönelmek yerine genel olarak içeriği ve miktarları doğru olarak belirlenmiş sağlıklı bir beslenme planı oturtmak gerekir. Sebze-meyve ağırlıklı beslenmek, tam tahıllı ekmek ve ekmek grubu türleri ve düşük yağlı süt ürünleri tercih etmek, şekerli ve tuzlu yiyeceklerden kaçınmak, sigara içmemek ve en önemlisi yeterli sıvı almak cilt sağlığı için yapabileceğimiz ufak ancak çok etkili beslenme değişiklikleridir.

Yazar Hakkında

02.05.1993 tarihinde Alanya'da doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Alanya'da tamamladıktan sonra Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nü tam burslu olarak kazandım ve 2015 yılında bölüm birincisi olarak mezun oldum. Şu an Alanya'da özel bir hastanede diyetisyen olarak görev yapmaktayım. Aynı zamanda Acıbadem Üniversitesi'nde kendi alanımda yüksek lisansımı tamamlamak üzereyim. Sitemizde siz değerli okurlarımızla beslenme ile ilgili doğru bilinen yanlışlar, öneriler ve sağlıklı yaşam gibi güncel konular hakkında paylaşımlarda bulunacağım. Bu uygulamanın siz değerli okurlarımız için faydalı olacağını umuyorum.

İlgili Yazılar

3 Responses

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.